okul için atan minik kalbim..
Ev hanımı bir anne, arada 15 ay fark olan, oldukça sakin ve sevilen bir abi ve yaramaz, annemi çileden çıkaran ben.. Şimdilerde çok başarılı bir mühendis olan ve hali hazırda kıskandığım abim o zamanlar siyah önlüğü ve yakalığıyla eve gelirdi. O daha gelmeden annem onun en sevdiği şeyleri hazırlar, bir apartmanın 7.katında esen rüzgara,yağan kara bakmadan onu balkonda beklerdi..Okula gönderirken de abim uzun caddemizi gidip köşeyi dönene kadar öylece beklerdi.. Abim eve gelir o güzel yemekleri yer biraz TV izler annemin dizleri dibine oturup beraber ders çalışırdı..Güzel gözlü annemi abimle paylaşmayı bırakın birde annemin o a şefkatle yaklaşıp ders anlatmasını çok kıskanırdım..Annem abime ne anlatıyorsa dinler çaktırmadan bende gidip kağıtlara karalardım..Çok kısa sürede okumayı öğrenmiş,gelen tüm misafirlere kendimi göstermek için yanlarında gazete okurdum..Okula gitmeden önce tüm telefon fihristimizi ezberlemiştim.Sonra ki gelen tüm misafirlerimize Muazzez abla 410 33 ..Havva teyze 550 45 ( o senelerde numaralar 5 haneliydi) diye numaraları bir çırpıda söylerdim.(fihristteki numaraları ne yapacaksa bizim misafirler: ) ) Henüz 5 yaşındaki kızını elinden tutup bizim apartmanda 2 kat altımızda oturan okul müdürüne götürmüştü annem. İlk defa okulunu görmüştüm abimin. Derili bir pano asılıydı müdürün masasının arkasında. Annem anlayabildiğim kadarıyla çok hevesli Atilla Bey daha şimdiden okuyor, bunu lütfen okula alın diyordu. Annemle merdivenlerden aşağı inerken sağa sola koşuşturan bir sürü öğrenci görmüştüm. O kadar mutluydum ki Atilla Bey Eylül’ de getirin kayıt yapalım demişti anneme..Evde deli gibi dans eden yerinde duramayan hoplayan zıplayan ben.. Sonra okuldan tek hatırlayabildiğim Bizim mahallede yün iplik satan Ali amcanın( lakabı orloncu Ali)elimden tutup beni okula kayıt yaptırdığıydı..Öyle ilgili bir ailem vardı ki lise hatta üniversiteye bile tüm kardeşleri Orloncu Ali kayıt yaptırdı:) Veli toplantısı kağıtları Orloncu Ali’ye giderdi:)) Babam ve annem akşamları abimle benim derslerime yardım ederdi.Okulun ilk haftası genelde sinirli ve yanına yaklaşılmayan babam defterlerimizi ciltle kaplardı..Allah’ ım ne zor anlardı onlar. Kitabı asla kaydırmadan kıpırdatmadan tutmamızı isterdi babam ciltlerken..Babamın ciltlediği defterler jilet gibi olur tam bir yıl bozulmazdı, anneminkiler ise; kapakları kapanmazdı ki:))) Hızla uçan kuşun kanatları gibi olurdu:) babam beğenmez yeniden ciltler ve o ciltlerken yine nefes bile almadan, put gibi kıpırdatmadan tutardık defterleri.. İlkokuldan asla unutamadıklarım **simit 25 lira(ilk yıl) **sabah annemin zorla yaptırdığı kahvaltı(süt, peynir aynı anda düşünün:( **abimin önlüğünün arka kemerinin her gün kopuşu ve annemin söylenerek dikmesi.. **fasulye ve çubuklar **andımız **ağır sırt çantam **patates ve ip baskısı..

2 Yorum:
ip baskisini resmen unutmusum, hatirlattigin icin tesekkur ederim. hemen gozumun onune geldi gokkusagi renklerinde özgün desenler heheh
patates baskisi ile ilgili hatirladigim tek sey=haziran-eylul aylari arasinda kuzenimin odasindan esrarengiz sekilde tuhaf kokular gelmesi ve eylul ayinda okullar tekrar acilirken yatagi ile duvari arasindan tekrar kullanilmak uzere cikarilan ve icinde gecen yildan unutulmus kuflenmis patates baskilari bulunan plastik resim dosyasidir.
gayri ihtiyaricim ben aslında mum ve mürekkeple yapılan birşey daha hatırlıyorum ama sonunda feci dayak yediğim için unutmak istiyorum:)) tüm önlüğüm rezil olmuştu da:))
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa