13 Haz 2017

Bugün yazasim var..tekrar baslama zamani gelmiş...

Daraltma kendini mayonez, beyaz bacaklı sisman kadın düzelecek hersey..

14 Kas 2013

içi çürümüş mayonez

bu dünyaya seni bağlayan umut biliyor musun? önüne bir hedef koyman ve ulaşmaya çalışman..
beni hiç okudun mu bilmiyorum.. saçma sapan şeylere üzüldüm, güldüm, yazdım, kızdım, ağladım..

ilk evlendiğim dönemlerde yazmaya başladım.. otobüs ile saatlerce yol gidip evde yemek yetiştirmeye çalışan muhasebeci kız..
azıcık maaşla geçinmeye çalışan, kendiyle çatışan ve hep hayalleri olan..
hep geçmişi sorgulayan, hesaplaşacağı kimselerin karşısına güçlü çıkmaya çalışan kız..
onu üzenler üzülen, annesini özleyen, hep sorgulayan ama yine de hayata bağlı kız..

bankaya girdi bu kız sonra, çok çalıştı ödüller aldı.. bankadakilerden farklı olmaya çalıştı.. onların marka tutkusuna, şuursuzca kendilerini farklı göstermelerine inat pok gibi kokutarak işe karnabahar götürdü.. hep çok samimi, doğal ve iyi olmaya çalıştı.. cidden geçmişe dönüp baktığında kimseden ah almadığını düşünüyor..

Anne oldu.. kızının kakalı bezlerini bile gramla tartan, pimpirikli bir anne.. hep tek savaştı hep omuzlarında yük ile.. süpsüpüsü vardı adı koca ama hep onu üzen.. inatçılığı ile gurur duyan çok bilmiş süpsüpü..

terfiler aldı, kabına sığmadı, kızını büyütüp 4,5 yaşına bile getirdi.. hayallerini ufaktan yapıyordu artık.. iyi kötü bir ev almıştı.. araba kullanmayı bile öğrenmişti.. ne kadar uzaktı bunlar oysa..

şimdi yarını düşünemiyorum. yok yarınım yok..
torunuma bakacaktım..
kızım çok yakınımda oturacaktı..
yeşillerim mavilerim pembelerim olacaktı..

artık yarım adam oldum.. hastayım.. çok belirsiz her şey..
adı ms miş..
15 gündür kortizon tedavisi görüyorum, omuriliğimdeki lezyon için. hala ellerim ayaklarım uyuşuk.

herkes bir şey söylüyor..
beyinde bitermiş.
savaşabilirmişim.

bıktım size güçlü görünmekten..

sakat kalmaktan korkuyorum. beynimdeki lezyonların da aktifleşip beni kör etmesinden.. bir yanım ise hep şükrediyor, çok daha kötü hastalıklar ile yaşayanları düşünüyorum, sürekli kör topal olanları..

şimdilik ruh halim çorba gibi..
kızımla yaşamak istiyorum
ben şube müdürü olmak istiyorum
zayıflayıp süper kıyafetler elbiseler giymek istiyorum..

bıçak ile kesildi sanki ömrüm burada..
birazcık umut yeşerse keşke içimde..

8 Kas 2012

ince kol

ince kolları olan kadınlardan nefret ediyorum.. bir ara ne  modaydı bilezikleri tam omuza kadar çıkaran kadınlar var dı.. bereket versin geçti gitti sessizce o moda..
o ince kollular da bende koluma aynı dövmeyi yaptırsak benimki at dötüne konmuş sinek gibi görünür..
bir insan neden sırtından ve kolundan kilo alır nedeeenn..

saçlarımı siyaha boyatıp öne doğru daha uzun olan küt model kestirdim.. yine gerizekalı gibi görünüyorum. bağlanmıyor da mıçtığımın saçı:))  makyaj küpe ile kendimi bir poka benzetmeye çalışsamda o otistik görünümümden sıyrılamıyorum.. millette de kafa yok bir de beni bir pok zannedip adam gelip benden kredi istiyor. 40 yıllık firmalar danışmanlık istiyor. benden diyorum ya benden ablak suratlı, şişman, siyah küt saçlı gerizekalı benden:))

kızım okula başladı.. herşey çok normal di mi? yani her annede normal olur.. ya benim gibi bahtı çörklide ne oldu...işten izin alamadığım için oryantasyon haftasında sadece 2 gün götürebildim çocuğu. o 2 günde sınıfta hep yanındaydım. sonra tek başına kalıp birde servise binmesi beklenen kızım çıldırdıııııı.. evde ağzını bıçak açmamaya ve benimle konuşmamaya başladı. sürekli dudaklarını yemeye başladı..ben geçer alışır diye düşünürken okulundan beni aradlar.

emel hn, kızınızın terapiye ihtiyacı var dediler.
ben hayatımda çok ağladım, hatta ağlarken kendimi aynada izler daha çok ağlardım ama bu kadar böğürerek ağlamadım..
deli gibi terapist aradım. seansı 500 tl olan bir yere başladık. ilk görüşmede hayatımda ilk defada bir psikolog görmüş olacağım ki tüm hayat hikayemizi bir çırpıda kadına döktüm.. kadının gözleri kocaman olmuş bana bakıyordu.. haftaya yine gelin baya uzun sürecek işimiz diyince basit bir matematik hesabı yaptım.. baya basit. emel sen kaç para maaş alıyorsun?  xx tl.. peki bu maaşnda kaç hafta buraya gelebilirsin. cevap cılızzca beynimde yankılandı!!! hiç:)

şimdi başka bir yere gidiyoruz bakalım bu kadın daha iyi. tüm özel hayatımızı gidip ailecek önüne döküyoruz kadının..o kadar özelki kızım kadına en son annemin bacağında bazen kıl oluyor babamda ona kızıyor dedi... peki ben utandım mı hayır. evlendik evleneli kocamın mac3 leri neden köreliyor sanıyorsunuz gibi salak saçma o soruyuda sormamak için kendimi tuttum:))

kısaca arada yaşadıklarımıda yazıp uyumak istiyorum.. bankada hala herşey aynı.. köpek gibi verdikleri hedefe ulaşmaya çalışıyorum.
ev aynı hala dağınık, hala akşamları bazen yemek oluyor bazen olmuyor. hala akşam 21..21:30 gibi eve varıyorum..
süpsüpü ile hala aynı.. hala birbirimizi boğmadık yaşıyoruz.
kızım okula alıştı artık dudaklarını yemiyor ama hala terapiye gidiyoruz.
hala tam anlamıyla araba kullanamıyorum.

minik 1 litreli çay termoslarım, ıslak mendik kapaklarım, kulak kürdanlarım. hepinizi öpüyorum. yine yazacağım..



11 Nis 2012

temiz ev

div>ben normalde paragrafları ayırarak güzel güzel yazıyorum ama sonra ne oluyor bilmiyorum hepsi çorba gibi iç içe giriyor. yolu nedir bilmiyorum..

süpsüpüde bizim bankaya başlıyor, artık aynı listelerde yarışacağız. d. banktan çıkıp grniye geçerken 1 hafta evde izin yapayım dedi, bu yıl iznim olmaz dedi.. gözümde hemen şimşekler çaktı ve bende izin aldım hatta yetmedi kapı ve parkeler için siperiş verdim:) tüm kaldır indir işlerini ona yaptıracağım hende tüm yılın tek 1 haftacık izninde...

yarın parkelerimiz ve yeni kapılarımız gelecek çok heyecanlıyım. tüm koltukların altını çekip süpürdüm, altından çıkan çay tabağı, toka, mandal, kızımın çorap teklerini ve hikaye kitaplarını topladım. banyoyu yıkadım, o hızla 1 sepet dolusu olup yaklaşık 1,5 aydır top yaılmayı bekleyen çoraları da ortadan kaldırayım dedim ama pilim bitti.. normal adamlar gelip yapacak olsa inanın önemsemem, koltuk altından don çıksa güler geçerim ama hatırlı bir müşterime yaptırıyorum parke ve kapıları. o da gelip işçilerin başında duracakmış.. şimdi yemekte yapmalıyım dimi ben b adamceyizlere..

2 yıl kadar olacak bu eve taşınalı, evi alırken son kuruşumuza kadar harcamıştık, hatta kalan son 300 tl ile gidip duvar kağıdı almış, sonra becerememiş dolabın bir tarafına kaldırıp atmıştık.. dolayısı ile kapı ver parkeleri yenileyememiştik. aslında durumumuza bakarsak yine değiştirebilecek durumda değiliz ama ben boğuldum artık, silince tertemiz görünen parkelerim olsun istiyorum. parkeleri şeçerken yanımda götürmüş olduğum bir tutam saçı tüm modellerin üstüne bir bir attım en az kıl belli eden modeli seçtim.. artık süpsüpü istediği kadar ayı bozması bacaklarını kaşıyıp kıl dökebilir yippppuuuuuu:)))

kızım arka sokaklar dizisinde saçlı bir polis varmış bir ona aşık bir de fatmagülün kerimine..saçlı sakallı salaş tipleri beğeniyor sanırım. üstünde durmuyorum ama aşkı biliyor olabilir mi?henüz 3 yaşında... bu haftabaşından beri pembe kalpli dolgulu bir sütyenle geziyor kızım. arkadaşım bir mağaza açtı ona ziyarete gittim ve yapışıp aldırdı.. yol oyunca sütyenimi şöyle takacağım böyle takacağım diyip gezdi. şimdi çıkartıramıyorum kıyafetlerin üzerine takıyor:)) umarım bu krizide atlatabiliriz..

damlayı kreşe vermem gerekiyor sanırım. alerjik bir çocuk olduğu için 4 yaşında başlasın demişti doktoru ama acil başlamalı 5 yaşında başlayacak ise okula. o kadar sinirliyim ki bu yasaya hiç ama hiç açmayayım. kızımı daha hayata başlamadan bunalıma sokacaklar. 5 yaşında hem el yazısı ile yazamayıp hem belki bazı şeyleri yapamayıp umutsuzluğa kapılacak, üzülecek.

yumurtalılarımın çevresinde bir tesbih taneleri gibi sarılmış bir sürü kistim olduğunu öğrendim.. bunu öğreneli 3 ay olmasına karşın hala doktora tahlil sonuçlarımı götürmeye gidemiyorum çünkü çok korkuyorum. sancım var sürekli. muayene etmeden anlayabilecek bir hekim yok mu:(

şimdi yatmalıyım parkeciler sabahın kör vaktinde gelecekmiş onlar gelmeden balkonu yıkamalıyım.. parkeleri orada kesecekler sanırım..

minik krep tavalarım, küçük sarımsak ezeceklerim sizi seviyorum.

4 Nis 2012

nefret nefret nefret

içimde kapkara bir bulut var bugün.. yazıp içimi dökmedikçe rahat edemeyeceğim.. boğazım düğüm düğüm... isyan edip bapırasım var, fırtınalarımın biri dinip diğeri balşamakta.. kocaman bir yalnızlığım var..bunu yer yer kızım dolduruyor yer yer işim.. kızım dünya tatlısı maşallah çok ama çok seviyorum.. işime gelince tam bir kara delik..çırpın didin boş.. süpsüpü tam 3,5 yıldır her akşam spora gidiyor.. akşam işten çıkıp koştur koştur gidiyor o bilmediğim yere.. eve dönüşü saat 22:30 - 23:00. inanın hatırlamıyorum bir aile akşamları beraber ne yapar.. sizler çay mı içiyorsunuz? sohbet mi ediyorsunuz? dizi mi izliyorsunuz ya da günün kritiğimi yapılan.. peki ben ne yapıyorum bu amaçsız dünyada..it gibi çaışıyorum akşama kadar.. akşam dediysem saat 21:00 öncesi eve varamıyorum. neden eve geliyorum? neden çalışıyorum? ne amaçla eve geliyorum? ev yatmaya yarayan bir yer mi? çalışıp o eve para getirmek ne amaçla? ot gibi yaşıyorum desem inanın otun bile bu dünyaya daha fazla faydası var.. ne hayal ediyorum biliyor musunuz? kocaman bir ev kocaman bir aile kocaman bir sevgi.. hiçbiri değil ben büyük bir boşluktayım hiçbirşey hayal etmiyorum. yarınım yok... dünüm acı dolu.. gelecek yok.. peki ya kızım? o minik şey, savunmasız? kendi başına tuvalete bile gidemeyen, hiçbirşeyi olmayan benden bizden başka? toparlayamıyorum düşüncelerimi... bir hedefim mi olmalı? Allah'ım çok ama çok yalnızım bağırarak ağlamak istiyorum.. bir sabah uyanmak ve farklı bir hayata gözümü açmak istiyorum.. kafama topuklu terlikle vurup vurup hafızamı mı yitirsem acaba:) o koca kafalı müdürüme buradan seslenmek istiyorum.. ben çok zor geldim buraya!! çok çalıştım! hakettim hak yemeden hakettim..sen o nohut kafanla bana o yorumu yazamazsın. o performans formunu öyle dolduramazsın.. emel kullanılacak biri değil. her kampanyada sen kobinin ablasısın lokomotifsin diyip it gibi çalıştırıp sonra o salak satırları yazamazsın.. o her satır kalbime dokundu hepsi..böyle cibiliyetsiz karakter yoksunu adamları çalıştırmasınlar.. şimdi çalışmay ıbırakmam mı gerekiyor? yoksa hırslanıp daha da mı çalışmam gerekiyor bilmiyorum ama beni hayata bağlayan o işimden artık nefret ediyorum.. süpsüpüden de nefret ediyorum kendimden de..

12 Mar 2012

büyüyen kobi

büyüyen kobi, kulak memesi yumuşamış kobi kampanyaları derken 3 ayı devirmişim yazmayalı. 2 ayda 24 adet kredi verdim bölgede 12. sıradayım. en cok verenlerden biriyim ama diğerlerinin hedefi 3 - 9 -12 falan benim 22:( idi neyseki bitti ohhhh dedik tam 8 martta yeni bir kredi kampanyamız başladı... 75 kiloyum, her hafta karatay diyetine başlıyorum, bugün de başladım 2 haşlanmış yumurtamı, öğlen salatamı yedim, akşam üzeri yarım kilo çikolata yedim..bozuldu dimi:( giyecek hiçbirşey bulamıyorum, sırtıma nane eksek tüm yıl yayla çorbası içeriz o kadar büyüdü etlendi:( abim 11 kilo verdi 2 ayda o diyetle, babam 4 kilo ben yapamıyorum irade sıfırın altında bende:(( biraz şoförlük maceralarıma değinmek isterim sayfamda.. otomatik vites bildiğiniz akülü araba gibi bir arabamız var ve ben müşteri ziyaretlerimi o arabamızla yapıyorum. birgün yine ziyaretleri yaptım, akşam araba bende kaldı ve tam 40 km gidip evime ulaşmam gerekiyor.. korku panik çarpıntı neler yaşadım anlatamam... sağ aynama bakıyorum bakıyorum kendimi görüyorum, alla alla demek yol boş diyorum, araba diiit diiit ötüyor ve ortada kocaman ünlem yanıyor ne demek anlamıyorum, araçlar deli gibi korna çalıyor, sanırım temde 50 km hızla gittiğim için zannediyorum, sürekli korna çalmayayım ayıp diyorum sellektör yapmaya çalışıyorum ya cama su fışkırtıyorum ya da silecekleri kuru kuru çalıştırıyorum. zor bela apartmanın önüne kadar geldim, el frenine elimi attım ki çekeyim bir baktım "" el freni zaten çekik"" tam 40 kilometre el frei çekik, sağ aynası kapalı ve farları yanmayan siyah bir araba ile o karanlıkta gelmişim. ne diyebilirim ki öldürmeyen Allah öldürmez:))))) ben bir ara yine yazacağım. kocaman öpüyorum

29 Ara 2011

Yepyeni bir yıl kapımızda şu anda.. Henüz ne getirecek bilmiyoruz. Neler yaşayacağız neler değişecek ama yeni işte..

Ben sebebini bilmiyorum ama yeni yılı çok seviyorum. Hep çok heyecanlanırım ama hiçte doğru dürüst kutlanamamışımdır. Hep gelecek yıl şunu yapacağım bunu yapacağım deyip ertelerim ve yaş 30 oldu hala yapamadım..

Hangi yıl hatırlamıyorum ama babam yılbaşı öncesi canlı hindi almıştı ve 7. Katta bulunan evimizin balkonuna bağlamıştı hayvancayız’ ı. Bir akşam misafirlikten dönerken rahmetli annem balkondan biri bakıyor hırsız galiba demişti. Biz 3 kardeş babam koşa koşa eve gitmiştik ( cesarete bak :) bizim hindi demire çıkmış manzara izliyormuş meğer. Ciyaklata ciyaklata babam balkonda kesmişti yemiştik. Cani ailem benim:) o yılbaşı akşamı gece tam 12 de annem hepimizi el ele tutturmuştu hiç ayrılmayalım diye… Gitti sonra!

Şimdi buruk yeni yıllarım kocaman bir boşluk var içimde..

Bu konuyu geçelim şubeden bahsedeyim biraz.. Akşama kadar 10-15 müşterimi arıyorum “ abi tavuklu kredi lazım mı diye" gülüp ilgileniyorlar.. ya onaylatamıyorum ya ben beğenmiyorum mali verilerini yada adam istemiyor sonuç bu ay sadece 7 adet kullandırabildim. Bir kobiye göre güzel rakam ama bana yetmiyor.

Dün bir müşterim parfüm getirdi hediye olarak.. utandım neden zahmet ettiniz dedim ama hemen elinden alıp kenara koydum:) saat 17:00 oldu bende aldım elime 35 kişilik şubede ki tüm bireyleri tek tek gezerek hava attım parfümümle..

- Baaak müşterim parfüm getirdi

- Kızım sahtedir o

Saçmalamayın adamda it gibi para var 10 tl lik pafüm getirecek değil ya.

- Hahahah gülüşmeler.

- Karşılığında ne verdin diyen densizler bile oluyor gülüyoruz ve bir arkamı dönüyorum ki adam hala şubedeymiş:(((((( hepsini ama hepsini duymuş. Tayin istemek geliyor ilk aklıma, deve kuşu gibi kafamı kuma gömmek.. kafama sert bir cisimle vurmak vurmak ve kanatmak geliyor aklıma:)Bunu da atlatabilirim di mi ben ne rezillikler gördüm dimi:))

kızımla başım biraz dertte sanırım. 13 ocakta 3 yaşına girecek biliyorsunuz. sürekli abuk sabuk şarkıları ezberlemiş söylerken dansederken yakalıyorum onu.. o minnacık poposu bir sağa bir sola kıvrılıyor:) geçtiğimiz haftalarda- emeyy biliyomuşun fatmadül le keyim öpüstü bende evlenince öpüscem dedi:))

Allahım nolur bu bıcır kızım terbiyeli uslu bişi olsun:) zaten çok güzel çok korkuyorum:)

hepinizi seviyorum minik gulu gulularım benim

1 Ara 2011

ponti payn

ben tam 2-3 yıl ara veriyorum, bir gün sessiz sedasız 2 satır yazıyorum ve 3 yorum yapıyorsunuz ben şok:) hepinizi çok çok çok seviyorum..

saat 19:00 ve şubedeyim. yoğun bir gün değildi.. hiçbirşey yapmadım içimden hiçbirşey yapmak gelmiyor. masam kredi isteyen amcaların dosyaları ile dolu ve ben elimi bile kıpırdatmak istemiyorum.

bugün insankaynaklarından bir yönetmen geldi şubeye ve hepimizle tek tek konuştu.. Benimle ilgili çok olumlu şeyler söyledi, şubenin lokomotifisin resmen kobi ekibine koçluk yapıyorsun bölge müdürlüğü bile emel orayı çekip çeviriyor diye konuşuyor dedi. normalde bizim bankanın tarzı değildir gaza getirmek.. ben mutlu oldum kendimce.. itler gibi çalışmaya devam edeceğim..

süpsüpü beni almaya gelene kadar yazayım istiyorum herşeyi. süpsüpü ile aramda 10 dk araç ile mesafe var. o d. enizbankta çalışıyor.. gidip geliyoruz hayatı tüketiyoruz işte beraberce. bu aralar onu Nev ile kıskandırıyorum. Allah'ım dötünün kılları ağarmış olmasına rağmen bu adam ne yakışıklı ne seksi olmuş diyorum, tepki olarak çimdikliyor böbreküstü yağlarımı, canımı çok acıtıyor..

uyuz oluyorum süpsüpüye tam 3 yıldır aralıksız spora gidiyor, kolları genişledi üçgen bir vicudu oldu.. o üçgen ben ikizkenar yamuk uyumlu bir çift olarak yaşıyoruz. neden spora gidiyor orada tayt giymiş kadınlar mı var? kime güzel görünmeye çalışıyor? neden beni sürekli bacağıma yapışıp iş yaptırmayan , dünya tatlısı yaramaz kızımla yalnız bırakıp gece 11 lere kadar spor yapıyor çok araştırdım lakin bir bilgi edinemedim..

yine evimizde yemek yok.. haftasonu pırasa, nohut, mantar yemeği yapmıştım bayat bayat yedik bitti. haftaiçi elimi kaldıracak halim kalmadığı ve dizi izleyip damla ile uğraştığım için yemek yapamıyorum, yapsamda yarı çiğ yarı pişmiş kalıyor bunun bir yolu olmalı..

hayatı kolaylaştırmak adına çamaşır kurutma makinası, 1 kaşık yağ ile paatatesi kısa sürede kızartan o makineden ve birsürü birsürü şeyler aldım şimdi hem hayatım kolaylaşamadı hem de borç batağındayım:)

kızım ile ilgili bağımsız bir yazı yazmam daha uygun olacak sanırım. birkaçta resim attırıveririm araya.

minik bahçe sulama hortumlarım hepinizi seviyorum.

29 Kas 2011

devam

artık 30 yaşında(1 ay sonra 31 :( ) 75 kilo, 2 defa daha terfi alıp bankada kobi bankacılığı portföy yönetmeni olmuş, araba kullanabilen, 3 yaşına girmek üzere olan yaramazzzz bir kızın annesiyim. ara verilmiş koca 2-3 yıl içinde bunlar değişmiş bende. Emel hala aynı Emel, hala bunalım, hala süpsüpünün burnundan getiren, hala sürekli rejimde.. evim ile işim arası hala uzak. hala akşam yemeklerini en erken 21:00 da yiyebiliyoruz. hala abuk sabuk dizileri izliyor, gece 1 lere kadar ev silip yemek yapmaya çalışıp, bir tarafını yapıp diğer tarafı p.k götürür şekilde, elektrik süpürgesi evin tam ortasında kalmış vaziyette gidip yatabiliyorum.. saçlarım hala minibüs şöförleri gibi, hala bir kuaför bulamamış hala saçımı kestirip kestirip binlerce toka ile bağlar durumdayım.. hala bir tarzım yok hala kıyafetlerim çaycımızınkinden kötü.. hala içimde dolduramadığım boşluklarım var ve hala itler gibi çalışıyorum. havalı bir ismi olan bir çeşit şeker hastalığım da mevcut bu arada... ilaç kullanıyorum, işte hatırladığım zaman 1 tane yutuyorum.. doktor kilo vermem gerektiğini söyledi.. en son plates topu aldım danalar gibi üstüne serilip 2 dönüp atıyorum kenara.. bankada herşey iyi mi kötümü bilmiyorum.. bu ay 5 kredi verdiysem gelecek ay hedefim 6 oluyor. sanayi sitesi içinde büyük bir şubedeyim. ne kadar kıllı, elleri siyah amca var ise benim müşterim:) şimdilik bu kadar yazabiliyorum. süpsüpü kapıda beni almaya gelmiş bekliyor. Kızımı kayınvalidemden alıp eve geçeceğiz. dünden yapılmış, tadından ve pişmiş olduğudan emin olamadığım pırasa yemeğim bile mevcut..bugün günlerden salı hımmm ali kaptan var.. ben kaçtım.. öpücükler öpücüklerr.. sevgiler.

22 Eki 2009

cama yapışmış 2 minik el

işe başladım..

sabah sessizce kızımı emzirip kapıyı çekip çıkıyorum evden, canımın yarısı o kapının ardında kalmışken hemde..babannem bakıyor kızıma beni büyüten babannem..

akşam 9 gibi eve varıyorum, damla beni özlemiş camda bekliyor oluyor beni..bir bebek en fazla kaça kadar uyanık kalabilir,akşam kaça kadar dayanabilir.. kızımı 23:30 a kadar bekletiyorum seviyorum kokluyorum.. dayanamayıp uyuyor:(

ağlıyorum yazamayacağım.

sonra canlarım sonra...

7 Haz 2009

kızım neden büyümüyor:((

damlam 4 günlük bebekken kol altı kanamıştı, sezeryan yaparken yanmış sanırım nasıl bilmiyorum ama 10 gün pansuman yapmıştım, sürekli kusuyor,altı prima kullandığım anda pişiyor, meme emmek istemiyor, biberonu reddediği için o süt kıvamlı milupa mamayı kaşıkla oyunlarla zorla içiriyorum sonuç kusan bir bebek..

3400..4400..5300..5800..6250..6600 bu damlanın kilo durumu..bu normal diyorlar abicim ben anlamıyorum bu grafik neden neden düşüyor gitgide. bu ay kilo alması için yaptığım çabayı bir ben bilirim. sürekli emzirdim mama yedirdim hareket ettirmeden hemen uyuttum sonuç yine 300 gr bişi. doktor bu ay sorun olduğunu ve bunu çözeceğini söyledi nihayet anladı denyo adam..idrar tahlili yaptık temiz çıktı..15 gün daha uğraşacağım emzirme ve mamaya yine kilo almazsa ek gıdalara başlarız dedi.inanın bir kez daha başlamaya sabrım yok. reflu ilacı veriyorum 2 gündür biraz önce yine deli gibi kustu yeniden banyo yaptırmak zorunda kaldım:(

doğduğu günden bu yana yaşadıklarım yetmiyormuş gibi şimdide vajeni yapışmış dedi doktor. yine pansuman yine kremler.. kızımı dünyalar kadar seviyorum ama bu aksilikler cok yoruyor beni. yinede şükür allahım daha beterinden korusun kızımı..ben işe başlayınca kim benim kadar sabır gösterir kim oyunlarla şarkılarla yemek yedirir damlaya bilmiyorum.7.5 aylıkken döneceğim işe inşallah o zamana kadar herşeyi yiyebilir duruma gelir:((

kızımla akşama kadar uğraşıp duruyorum o uyuduğu anda bebek bakımı ile ilgili kitaplar okuyorum, damladan başka hiçbirşey düşünemiyorum. tek istediğim sağlıklı bir şekilde büyüsün ama BÜYÜSÜNNNNNN...

yere örtü serip üstüne ayıcıklarımızı dizip oynuyoruz kızımla, çığlıklar kahkahalar..miniğimi çok ama çok seviyorum..rabbim olmayan herkese nasip etsin. kafam cok karışık ve moralim bozuk daha fazla yazmak istemiyorum. kızımın son halinide ekliyorum aşağıya lütfen maşallahhhh ve olumlu dualar..

1 Nis 2009

anne

anne olmak bıyıklı ve pala kaşlı gezmeyi gerektiriyorsa evet ben bir anneyim. kızım hayatıma girdiğinden beri tuvalette ağlıyorum sanırım basur oldum:( ve uykusuz yaşayıp duruyorum,evden dışarı cıkmak bana haram, sürekli ek gıdalarda ne yapacağımı düşünüyorum, nasıl ücretsiz izin isteyeceğimle ilgili senaryolar üretiyorum evet dostlar nohut kadar aklım vardı o da gitti..
kızımı mememe koli bandı ile yapıştırmayı düşünüyorum, memede uyumaya alıştı ve uyuyup uyanıp bir fırt çekiyor hanımefendi. bana sadece elleri ve kulakları bensiyor ediye üzülüyordum şimdi anladıkki çeneside bana benziyor. her cümleme tuhaf seslerle cevap veriyor yetişemiyorum kediye.
çok kansız olduğum için dr bebişin gelişimini iyi bulmadı bu ay:( kan ilaçları verdi bana mamaya başlayabiliriz:(
daha uzun yazamıyorum hepinizi seviyorum. bu arada kızıma kocaman maşallah lütfennnn

22 Şub 2009

heyecan

sabah 6 kalp atışlarımı dengeleyemiyorum... bir sedye üstünde tavandaki ışıkları izleyerek sezeryan yapılacak odaya doğru gidiyoruz..süpsüpünün suratı bembeyaz, ikimizde birbirimize söyleyemiyoruz ama çok korkuyoruz..

bir oda dolusu adam, dötü başı çıplak ben ve bir iğne yapıyor adamlardan biri bana, boğazıma doğru resmen bir duman yükseliyor..

ben: -kızım kaç kilo, sağlıklı mı? (ilk soru kilo takıntılı manyağın tekiyim ben:)))

adam: -evet sağlıklı

ben: -peki bana mı babasına mı benziyor?

adam: -??????? :)

ben: -benim annem yok biliyormusun ühüüüüü:(

adam: -!!!!! (bu kadın manyak sanırım)

ben: -bebeğin altı pişince hangi kremi kullanmalıyım?

adamdan bu sorudan sonra cevap alamadım, narkozun etkisi ile çok daha fazla saçmalamışım:) süpsüpü odaya geldikten sonrada çok saçmaladın dedi zira..

hafızamda en net hatırladığım ilk olay siyah saçlı yumuk yumuk bir bebeğin göğsümü emmeye çalışması.. yüzünü göremiyorum ama çok yumuşak minik birşey...

işte o siyah saçlı yumuk yumuk bebecikle aşk yaşıyoruz şuanda.. uykuya dalma problemi haricinde herşeyimiz iyi şükür. bir türlü uyuyamıyor gözleri kıpkırmızı oluyor ağlıyor uykusuzluktan ama uyuyamıyor. gecemiz gündüzümüz aynı:( çok ciddi gaz problemimizde var..

tüüüm önerilere açığım nolur yardım edin çok çaresiz kalıyorum, uykusuzluktan göz altlarım mosmor:(gece 11 gibi başlıyor maceralarımız, gece 1 e kadar uğraşıp zorla uyutuyorum tam beşiğine yatıyorum yine uyanıyor hoppp sil baştan yine başla. yorulup uyuyunca gece 3 gibi 2 saat sonra acıkıp uyanıyor sonra yine uyutmaya çalışma.

hepinizin yaptığı yorumlara çok teşekkür ederim hepinizi çok ama çok seviyorum. bebeğin kocaman görünme sebebi boyutunu büyüterek çekmem normali minik bişi yani.ve sessiz balık canımcım hayırlı uğurlu olsun bebeğin, ben şubede mht olarak çalışıyorum sen neredesin canım meslektaşım(beni en iyi sen anlamışsındır sanırım satırlarımda:)

son olarak damla hanımın bir resmini daha ekliyorum, kızım acıkmış doyurma vakti. lütfen bana bilgi verin bebek nasıl uyutulur:( bu arada maşalaaahhhh kızıma;))

10 Şub 2009

bu bebeklerin gece uyuyan modelleri varsa rica edebilirmiyim:)

ben bu minike aşık oldum..uzun uzun tüm doğum heyecanımı yaşadıklarımı anlatmak istiyorum ama onu yanlız bırakamıyorum aklım onda..

bu kızımla hastanede ilk resmimiz

26 Oca 2009

kızım damla

kızım damla sabredemedi annesi ile aynıgün olmadı dogumgünü:( bu tatlı bebeğin annesi benim hala inanamıyorum. binlerce masallah kızıma.. biraz daha alısınca anneliğe yazarım uzun uzun.. tekrar masallaaahhhhhhhhhhhhhh

12 Ara 2008

KIZIM

kızım birtanem annen geceleri nefes alamıyor ve yatakta vığır vığır dönüyor, camların önünde donuyorken lütfen karnımın içinde bisiklet çevirmeye çalışma:))süt içmek ya da bal yemek bu dünyanın en mutlu edici şeyi değil içerde halay çekerek bunu kutlamana gerek yok:)

tapıyorum sana kızım o kadar kanım kaynıyor ki arasıra elimi karnıma sokup seni cıkarıp mıncıklayıp geri yerine koymak istiyorum, yaşadığım her zorluğa, nefes alamamama sürekli tahliller yaptırıp doktor doktor gezmeme rağmen seni cok seviyorum..

bayram tatilinde yatağını mis gibi deterjanlarla temizledim ve uyku setini yıkadım narin narin kuruttum ve şu anda beşiğin hazır. çok gaza gelmiş olacağım ki bütün minik kıyafetlerini makinaya özenle yerleştirip çalıştırdım..gece tuhaf bir sesle uyandım ki makinamız bozulmuş:( senin o minnacık kıyafetlerini cıklam suyun içinde öylece görünce dayanamadım ve gecenin bir yarısı hıçkırarak ağladım.. hepsini cıkarıp sabahın 5 inde minik minik tek tek sıkarak astım:( benim gibi şanssız olmaman için dua ettim zaten zoruma gidende senin çamaşırların varken o aptak makinanın bozulması:( onlarda zorla kurudu ve yerleştirdim dolabımızda sana ayırdığım kocaman bölmeye. şu anda 2 adet ayıcık, bir kuzu, bir pembe kumbara ve şapşal bakan bir turkcel tavuğun var bebeğim. minnacık çorapların içinde üstünde sevimli inek olan bir tarafı şeffaf diğer tarafı mor tatlı bir çanta aldım ve içine minik minik çorap topçuklarını yapıp yerleştirdim çok şirin oldu:)

üvey annem de cok hevesli sürekli anneannesi yesin onu diyerek birşeyler alıyor senin için ve her akşam telefonda neler aldığını anlatıyor. peki sen ona anneanne mi diyeceksin bebeğim:( iyi bir kadın ve doğumum için bile gelecekmiş ve çok sevindi senin doğacak olmana, anneme haksızlık olmayacak mı? hakediyor tabiki senin gibi minnacık bir kalbin anneanne demesini tabiki hakediyor ama kafam cok karışık minik eriğim..

babanı bayramda neredeyse yine boğacaktım..yine her bayramda ve yılbaşında olan sorunlar, hala bir aile olduğunun farkında olmaması ve eşine vakit ayırmaması annesini benden çok çok sevmesi bayramın neredeyse her günü koştur koştur oraya gitmesi ve beni evde yalnız bırakması:(

neyse minik eriğim sabırla gelmeni bekliyorum korka korka hemde:)

20 Kas 2008

karmakarışık

su gibinin son yazısının okuyunca bende içimi dökmek istedim.

kaçıncı haftadayım ne alemdeyim bilmiyorum, bildiğim tek şey kızıma kendi doğum günümde kavuşup yeniden doğmuş olacağım. minik eriğim karnımda jet hızı ile oynamakta, ters duruyor sanırım ayakları mide tarafımda ve sürekli üst göbeğimde 2 tekme ile dolaşıyorum:) artık süpsüpü de iyiden iyiye hissediyor ve izin vermesemde elini göbeğimden çekmiyor. Bu duyguyu herkes yaşamalı en uygun zamanında ve ruh halinde..

iş içinde tedirginim açıkçası, eşim f.ortiste ben g.arantideyim benim bankamda en ufak bir söylenti yok, hatta bir sürü personel aldilar yeni şubeler için ama yinede tedirginim. akbank olayını bende duydum ne olacak onca insan nereye gidecek nasıl iş bulacak bilmiyorum hoş çalışsan da aynı kredi kartı belası yüzünden aç sefil yaşıyorsun işte..

bu cumartesi bebekimizin yatağı geliyor, bakalım yatakodasına sığacak mı sığmazsa ayrı bir odada nasıl kalacak o kadar minik bebeğim?

iş yerinde artık daha fazla dayanamıyorum diye rapor alacaktım bir kaç gün dinlenirim dedim ama diğer kız koşup senelik izninin kalan günleri için konuşmuş üstelik ay sonu. Allahım ya ne yapacağım o kadar yoğunlukta ben:( üstelik diğer haftadan sonra yasal doğum iznine girdiğim için artık rapor alamıyorum:(( yani doğuma 2 hafta kalana kadar çalış babam çalış:(

süpsüpü buğlem diye bir isim üzerinde hala ısrarlı. bir arkadaşının sevgilisinin adıymış o zamanlardan bu ismi cok beğenirmiş falan. acaba benimi kekliyor o kendi sevgilisimiydi bilmiyorum bildiğim tek gerçek kızımın hala

ismi yok:(

7 ayı geçti sanırım hamileliğim ve sadece 4 kilo aldım ehi ehii..74 kiloyum son aylarda fıçı gibin olmazsam iyi gidiyorum dostlar.

ufff saat 8 de cıkıp tam 1 saatte eve gideceğim ve evde yemek yok:( bir kutu bezelye konservesi vardı ama evde et yok başka nasıl bezelye yapılır bilmiyorum. kahvaltı mı yapsak acaba:) kulağa hoş geldi şimcik düşününce..

minik kızım annen şimdi seni alacak yürüyerek servislerin kaltığı yere götürecek ve evimize gideceğiz. mama hazırlayacağız, yemeğimizi yiyeceğiz ve yine manda annen koltuğa serilip tv izleyecek, baban senin hareketlerini hissetmek için cebelleşecek, saat 11 gibi zorla tv fişini çekip ışığı söndürüp heycanla tv izleyen babanı ben tek yatamaaammm korkuyorum ve cokkkk uykum geldi diye zorla yatağa götüreceğim..düşünüyorumda yazık süpsüpüye:)yine sabahın köründe baban EMEEELLL kalk gömlek ütüle diyecek ve yarım açık gözümle gömlek ütüleyip yine yatacağım, servisi kaçırmaya 10 dakika kala saçımı bile taramadan servise koşacağım..hayat böyle sürüp gidecek sen hayatımıza katılana kadar.

10 Kas 2008

şu anda bankadayım, iğrenç bir pazartesi yaşadım, yoğunluktan yığılmak üzereyim.. kızımda karnımda durmadan oynuyor, kıpır kıpır.

tam kızıma deli gibi aşık olmuşken şekerim 201 çıktı ve doktor yüzüme-bebeğin küt diye karnında ölebilir dedi, göbeğinden insülin yapılacak dedi.. tam 2 gün gözümün yaşı durmadı.

kızıma o kadar alışmamalaıyım diye kendimi geri çekmekten tuhaf bir psikoloji ile gezyorum şu ara. international hospitalde doçent bir adama gittik ve hiç birşeyin yok dedi. diğer doktor her hafta gelip 150 ytl bayılacaksın seni sözğüşleyeceğim demiş kısacası..şimdi daha iyiyim ama kızıma bağlanmaktan hala çok korkuyorum.

cok sancılandığımda süpsüpüye göbeğimi ısıtması için izin veriyorum karnımı tutması konusunda..işte o anlarda kızım coşuyor zaten sancılanan annaeisni iyice bitriyor. o kadar tuhaf hareketleri var ki:) sanırım ne yaparsam yapayım babasını sevecek:(

tüm haftasonu minik kızımıza beşik aramakla geçirdik. taşıma koltuğu ve beşiği aldık ve bu ay cidden battık:( en iyi boyalısı, mdf olsun, renleri ve eve uyumu süper olsun diye yıprattık birbirimizi, akşam eve gelip konusunca ya bizim kız bir beşik için bile çekilen bu kadar emeği boşa cıkarırsa dedik:( süpsüpüye göre kızını süper yetiştirecekmiş ve asla düşündüğüm gibi olmayacakmış, her pazar kızıyla top oynayacakmış falan.. bakalım top mu yoksa tırnağa sürülen oje mi kazanacak:)

aşırı yorgunum minik eriklerim ben evime gitmek istiyorum. bu kadar kişi işsiz kalırken ben nasıl doğum iznine çıkacağım bakalım:(

23 Eki 2008

AŞK..

aşk sanırım birini düşününce gülümsemek, gözlerin dolması, heycanlanmak..

Ben meğer hiç aşk yaşamamışım, kızıma aşık oldum. Bu satırları birgün yazabileceğimi 2 ay önce asla düşünmezdim, nasılda nefret etmiş ağlamış kendimi yıpratmıştım.

şimdi içimde onu hissediyorum hatta beni o kadar yoruyor ki:) çok hareketli o hareket ettikçe gülüyorum.

evde ona ait birsürü şey var ve her akşam onları seviyorum minik çoraplarını tırnak makasını minik biberonunu.. biran önce gelsin istiyorum hemde deli gibi korkarak..

her yola cıktığımda yürüdüğümde minik kızımla dolaşmaya cıktığımı hissediyorum, içimden onunla konuşuyorum çevreyi anlatıyorum.. saçlarını savura savura minnacık boyuyla yanımda yürüyeceği günleri hayal ediyorum.

evde yanlız kaldıkça ağlıyorum kızım benim gibi olmayacak, asla yanlız kalmayacak benim yaşadığım zorlukların minnacığını yaşamayacak inşallah, asla kızım başkasının evinde kalmayacak, güçlü olacak, maddi manevi herzaman kendine yetecek.

kesin annemde böyle düşünmüştür ya da düşünememeiştir bile küçük kadın, annelik nedir bilmeden yaşayamadan anne olduğu için. Umarım ben onun gibi bırakıp gitmem kızımı..

süpsüpü ile aramız kötü, kriz iş stresi yüzünden hiç konuşmuyoruz, o bir kenarda gitar çalıp birşeyler okurken, ben ya bebekle ilgili birşeyler okuyor ya kıyafetlerini seviyor ya da uyuyor oluyorum.. arasıra göbeğimi tutup hareketlerini hissetmek istiyor ama izin vermiyorum o benim kızım ve aşırı kıskanıyorum ondan:) acaba o ne düşünüyor ne hissediyor hiç konuşmadım bilmiyorum..

iş yerinde sesiz sedasız çalışıyorum.. 21 ocağı dört gözle bekliyorum.

26 Ağu 2008

4 ay+1 hafta yada 2 hatfa ne bilim karıştı:)

şu saat olmuş hala bankadayım, öküzlüğüme doymamayım evdeki neti kestirdim şimdi banka köşelerinde zırt bırt tanımlanan sanal eğitimleri bitirmeye çalışıyorum üstelik kazan olmuş kafamla. insan eğitim atar anladım ama neden son 3 gün kala:((

neyse canlarım benim minik bahçe sulama hortumlarım. kendimi gayet iyi hissediyorum, sürekli su içip tuvalete koşuyorum, sabahları kibrit fabrikası kıvamında peynir yiyorum, süt içemiyorum, şekerli hiçbirşey yiyemiyorum, göğüslerim kocaman olma yolunda ilerliyor, saçım dökülüyor, kuyruk sokumu kemiğim ağrıyor ve bebeğim hareket ediyorsa şayet onun manda anası hiçbirşey hissetmiyor..

bazı arkidişlerim minik petunyalarım şişlideki doktorun ismini sormuş osman özyurt efem. iyi biri ama ben tüm rutin muayenelerimi onda yaptırıp doğumu ona yaptıramayabilirim çünkü hem adama hemde hastaneye para vermem gerekecek ki bunu böbreklerimi satsam karşılayamam..

bir adet hamile pantolonu edindim ama lastiğinin baya enli olması gerekirken ben minnacık aldığım için sürekli düşüyor, şimdi eskilerden kalma gri bir kumaş pantolonumu giydim düğmesini takamadığım için evde zar zor bulduğum kocaman çengelli iğne ile tutturuyorum belli oluyordur ama umrumda değil..

doktor son gittiğimizde 16 haftalık olduğunu ve cinsiteyitinin yüzde 95 kız olacağını söyledi, süpsüpünün yorumu- aa yüzde 5 şansım var hala:)) sonra devam edebilirmiyim, çok yorulmuşum bugün, hepinizi cok seviyorum. şube müdürüm 3 haftadır senelik izinde sanırım onun mutluluğu var üstümde:))

mucksss